Evet, Project AbBass bitti, çok da güzel oldu.

Luthier Ekrem ÖZKARPAT‘ın parçalara dokunuşunu yapmasıyla AbBass No:2 can buldu. Evet No:1 nerede diye soracak olursanız şu an perdeleri sökülmekte olan eski gitarım olmakta. Ekrem ÖZKARPAT’a gitarımın parçalarını bıraktığımda kendisi çok güzel bir saz yarattı ve işçiliğe, detaylara hayran kaldım. Özellikle tuşe muhteşemdi, bundan sonra klavye tesfiyesi konusunda bende tek isimdir.  Zaten kendisini anlatmaya hiç gerek yok sanıyorum ki.

Ama ne yalan söyleyeyim öncesinde biraz çekindim yanına giderken, acaba kabul eder mi benim gitarımı toplamayı diye. Mütevaziliğini ve iletişimini görünce gerçekten mutlu etti bu beni.

 

Gitara gelince…

Gitar şu an tam bir sustain pornosu durumunda. Strings thoughs body ve Badass III köprü işini çok fazla yapmakta. Teller biraz oturunca düzeleceğini düşünmekteyim. Çünkü üzerinde DR Lo-Rider yeni takım var.

Öncelikle dünyanın en zor kararlarından biris olan renk konusu orada da bir sorun teşkil etti. Öncesinde kendim gomalak cila yapmayı düşünmekteydim fakat sonra orada doğal ve mat bir cila yapmaya karar verdik. Bu bir gitar ve ağaçtan yapılıyor, bir saz gibi bir müzik aleti gibi olmalı diye düşünüp tonlama yapmakta karar kıldık. Ben böyle beklemiyordum, boyayı vurunca ash gövdeye birden damarlar çıktı ortaya. Ben bu kadar güzel görünebileceğini hiç tahmin etmiyordum.

Sonrasında ise İngiltere’de bulunan eBay‘de bulduğum su bazlı marka yapıştırması yapan biryerde yazdırttığım markayı yapıştırdık.

Sonrasında ise Ekrem Özkarpat tarafından telefonla arandım. Gitar bitti diye. Dayanamadım telefonda sordum nasıl olduğunu. İyi oldu dedi, ben iş yerinden çıkıp atölyeye nasıl gittim bilmiyorum. Çıkan sonuç ise mükemmeldi, dokusunun hiç o kadar yumuşak ve güzel olacağını düşünmüyordum gövdenin. Şimdi durup durup gitar seviyorum.

Tonları şu an çok parlak, Lo-Rider tel yüzünden sanıyorum ki. Gitar çok atak oldu, biraz beklemem ve çalmam gerekiyor.

Not: Fotoğraftaki kişi ben değilim :)

 

Yorumlar

comments