Motosiklet kullananların koruma konusunda en çok salladıkları yerlerin başında ayaklar gelir. Kask konusunda epey bilinçlendik, saolsun Altın Elbiseli Adam’ın bu konuda katkısı çok büyük. Artık kask takmayan ayıplanır hale geldi. Ama o koruması olmayan kot pantolonların altında hala spor ayakkabı görmekteyiz sık sık. Üstelik bağcıklı ayakkabı bunlar. Bağcık inanılmaz tehlikeli. Kimi markaların bağcıklı motosiklet botu var ama ipleri yani bağcıkları içeriye gizlenebilecek nitelikte oluyor. Ama önerilmez tabi ki.

Öncelikle neden hep motosiklet botu diyoruz onu açıklayayım. Çünkü motosiklet ayakkabısı olmaz, olmaması gerekir, sen kaval kemiğini de korumalısın. Kazalardan hiç bahsetmiyorum bile, benzinlikte pompacı(ahah bu da nasıl isimse) bir öndeki pompaya ilerler misin dediğinde ne yaptığımızı düşünelim. Motosikleti durdurmuşuz, ayaklarımızla badi badi adım atarak gidiyoruz di mi? Bu zamana kadar sürücü peginize kaval kemiğiniz kaç kere çarptı otoru yürütürken ya da geri alırken? O nasıl acır biliyo musunuz? Ayrıca scooter ile yaşanan düşmelerde, yapısı itibariyle ayak bastığınız yer hemen ayak bileğinizi yaralar. O yüzden hep uzun bot.

Gelelim ben ne bot kullanıyordum kısmına. Benim ayak numaram biraz büyük. Spor ayakkabıda 47,5 hatta kalıbına göre 48 giydiğim de oluyor. YDS marka uzun botum vardı onun numarası 45’di. Şimdi yeni aldığım bot ise 46. Yani denemeden bot alınmaz. İlk botunuzu Türkiye’den almak ya da denemek zorundasınız yani. Sonra o botu sevdiyseniz, nerede ucuzsa oradan alabilirsiniz. İnternetten sipariş verebilirsiniz yani. Ama şöyle bir şey var ki, Alpinestars markası, Türkiye Distribütörü olan Motovento’da, yurtdışı fiyatı ile aynı fiyata satılmakta. Nitekim bugün ben de oradan aldım. Evet bugün bir sürü mal geldi fuar için, ve stoklara girmeden kutuların içinden botları bulduk aldım hemen.

Önce eski botumdan bahsedeyim. YDS 11.0 GTX modeli. Başlarda memnundum, aslında fiyatına göre iyi bir bottur. Tamamen deri, piyasadaki tüm botlardan daha rahat, idare eder bir şekilde su geçirmez bir bot.

yds

 

Bu bot ile CSS eğitimine katıldım, yani pist gereksinimlerini karşılıyor(uzun ve korumalı olması yeterli aslında).

562014100307

Yaz kış kullandım, yeri geldi tüm gün ayağımdan çıkmadı. %100 pamuklu çorap ile koku da yapmadı. YDS işinde çok başarılı bir firma ve fiyatına göre (430TL – http://www.ydsshop.com/?urun-112-diablo-11-0-gtx), en iyi ürünü veriyor. Kot pantolon altında çok fazla göze batmıyor. Kimisi çok sıcağa gelemez ama ben çok önemsemem sıcağı. Zaten iş yerinde normal ayakkabım var ve işe gelince değiştiriyorum. Bir de yol durumunu kontrol etmekten ayağımla, sol tekinin tabanını biraz erittim ama çok sıkıntı yaratacak gibi bir erime değil bu tabi. Şimdi gelelim kötü yanlarına. YDS’nin topuğu ve burnunda sert koruyucu malzeme var ama bu iç kısmında sadece. Dış kısmının ise kaygan ve sert olması gerekiyor. Yani yerde sürüklenme durumunda, kaymalı ve asfalta ya da nerede sürükleniyorsa o yüzeye tutunamamalı. Eğer tutunursa ya bizi fırlatır havada taklalar atarak yere düşeriz ya da ayağımızı istemeyeceğimiz bir pozisyona sokar. (ayağın göte kaçması)

Bir de sağlamlıkla ve yapısı ile ilgili şeyler var;

IMG_3886

 

Daha hiç kaza yapmadığım 1,5 senelik botun fermuarı attı(mağazaya götürünce düzeltirler ama, müşteri memnuniyeti iyidir) ve yırtık oluştu kendi kendine. Bir de;

IMG_3888

 

Gore-Tex demesine rağmen, içinin tamamen Gore-Tex kumaştan olmadığını görüyorsunuz. Sadece fermuarlanan kısmının içinde Gore-Tex iç astar var. Gore firmasının kumaşlarında GORETEX kelimesi yazan desen olmak zorundadır, yani bunu kullanıyorsanız, bu kurala uymak zorundasınızdır. Botun geri kalan kısımlarında hiçbir şey yazmıyor. Ama kısa olan versiyonunda, her yerinde Gore-Tex yazan kumaş var. O da ilginç bir konu. Tabi bir de ayakkabının uç kısmına doğru, içi yapış yapış bir hal aldı. %100 su geçirmez özelliği yok, evet su alabilir ama böyle bir şey beklemiyordum. Yıkayamazsınız da, kaldı öyle yani. Belki silmeye çalışarak, bu durum giderilebilir. Neyse, ben artık bu botu kar ya da sağanak yağmur yağdığında, motosikletsiz çıkacaksam giyeceğim. Yani günlük hayatımda. Bunun için bir botum yok, bunu kullanıcam ki zaten kullanıyorum da.

Bugün aldığım botlar ise bambaşka botlar. Hali hazırda MotoGP’de falan giyiyorlar sanırım. Baya en üst seviye bot. Paranın alabileceği en iyi bot belki de. Bunları diyorum ama hava atmak için değil, az sonra nedeni daha da çıkacak ortaya. Bu linki ve liste fiyatı 1316TL. (http://www.motovento.com/?p=product&gl=motovento&cl=Racing&i=974&c=581) Kendisi yarış botu. Supersport makinelerin yarışlarında kullanılanlardan. Enduro tipi motosikletlerin de yarışları oluyor, onların da özel botları var, onlar da yarış botu.

IMG_3880

 

Çoğu insanda olduğu gibi bende de Alpinestars’ın bir love mark olma durumu mevcut. Love Mark dediğimiz şey ise, çok sevdiğiniz, ne yapsa almayı isteyeceğiniz marka gibi bir şey. Ama dünyanın en objektif insanlarından birisi olan Altın Elbiseli Adam – Barkın Bayoğlu’na göre bu botlar, piyasadaki en rahat yarış botları. Bence çok rahat zaten, yürürken ve normal hayatta YDS’ye göre daha az rahat ama o da topuğu yüzünden. Asıl hava atar gibi anlattığım kısımlara geliyorum. Yine Altın Elbiseli Adam’ın SuperTech-R modeli botlarının en eskisini ne zaman aldığını sorduğumda bana 2007 senesi demesi olayı bitirdi. 2008 senesinde aldığı botu hala kullanıyor şu an. 2007 senesinde aldığının tabanını biraz eskitip(yine ayakla yol kayganlığını anlama amaçlı) yeni taban çaktırmaya çalışmasından ötürü, biraz bozulma yaşamış. Uğraşsan kullanılır hala.

Biz 2008 senesini baz alalım. 2015 yılındayız, yani 7 sene geçmiş üzerinden. 7 sene içerisinde kaç tane YDS bot eskitilirdi? Ya da ne kadar korurdu ayakları? Hesap yapmaya bile gerek duymuyorum her şeyi ile ortada. Aslında SuperTech-R modeli gayet fiyatı uygun bir model.

Şimdi gelelim “7 senelik ayakkabı ya da bot giyilir mi ulan” sorusuna. Normalde içindeki bakterilerden yeni bir ayak oluşması, ya da giydiğinizde çorabın asitlikten erimesi söz konusu olmalıydı. Tabi bunun için güzel malzemeler var, mesela Motul’un kask içi ve bot içi sprey’i var, tertemiz oluyor birden, misler gibi kokuyor sıkınca. Ama bu modele özel(diğer eski bazı modellerde de vardı) çıkarılabilir içlik söz konusu:

IMG_3881

 

Evet bu kısım botun içinden çıktı. Bunun içine ayağınızı sokuyorsunuz ve bu haliyle yıkanabilir bir şey.

IMG_3882

 

Hem iç hem de dış kısımdaki ayak bileği desteğini görüyor musunuz. İşte o yarış pozisyonunda oturuşta, ayak bileğinizin daha az yorulmasını ve daha çok korumayı sağlıyor. Detaylar en güzel şeyler. Yani yer tuvaletinde(alaturca) saatlerce oturduğunuzu düşünün.

Bu botun bir de perforeli olanı var. Yani dış derisi delikli, yazın dayanamayanlar için iyi bir çözüm. Bana komaz, zaten ekvatora yakın bir yerde büyüdüğüm için, İstanbul bana yayla gibi geliyor.

IMG_3883

 

Bir de botun ucunun dış kısmında Toe Slider denen kaydırıcı bir malzeme var. Bu malzeme virajlarda, çok yattığımızda ayağımız yere sürter diye konulmuş bir şey. Haliyle eriyen bir şey var kolayca değiştirilebilir. Renk renk satılıyor, telefon kapağı gibi. Magnezyumdan yapılma olanı da var, görünce onu da aldım. Düşebilen bir şey çünkü, tak çıkar yapıp çok oynarsanız biraz yalama olma durumu olabiliyor. Buna da dikkat etmeli. Magnezyum neden peki? Sanırım daha korumalı olduğu için olmayabilir, çünkü pistte metal koruma kullanılması yasaktır benim bildiğim. Virajda kıvılcım çıkarmak için olabilir. Kimisi çok seviyor onu, ben de gün gelir piste girip video çekersek diye aldım. 79TL gibi bir fiyatı vardı. Aynı magnezyumun topukta olanı var ama o kısmı kolay çıkmıyor, vidalı oralar, değiştirilebiliyor sanırım. İki tane de sticker çıkıyor içinden. Bu bazı markaların yaptığı hoşluklardan, tam motosiklet karenajına yapıştırmalık.

İşin özü, yıllardır modeli değişmeyen, kendini kanıtlamış ve uzun vadede daha karlı olan bir bot bu. Aynı zamanda görünüşü o kadar güzel ki, motosikletin üzerindeyken arkanızdakilere güzel görüneceğini bildiklerinden, topuklarında da şık bir marka logosu mevcut. Bu arada motora temas eden kısımları da kaymasın diye ve motosikleti daha iyi tutabilin diye virajlarda sarktığınızda, süet yapmışlar. Her şeyi gaz aletin, insanı baya moda sokuyor, iyi hissettiriyor. Bu yarış ekipmanları muhteşem, biz ölümlüleri günlük hayatta ego seline maruz bırakıyor faydalarının yanında.

Bu arada pompacı kavramının çok doğru olduğunu düşünmeye başladım, litre fiyatı itibariyle o adamcağızlara pompacı demeyelim de ne diyelim. Benzinliklerdeki pompa emekçilerine yine de güleryüz gösterip, hal hatır etmek gerekir. Şaka bir yana, sabit ücretle çalışan emekçiler çoğumuz gibi. Bizleri yani motosikletlileri pek sevmezler, hesaba almazlar. Bu bizim elimizde. Belki deposu 470TL’ye dolan dev bir jip sahibi gibi bahşiş veremeyebiliriz ama, en azından daha değerli bir şey olan halini hatrını sorabiliriz.

Yorumlar

comments